Danışman Hemşirelik Hizmetleri
 

      Merkezimize tanı aldıktan sonra radyoterapi için gelen hastalarımıza başvurularıyla birlikte bilgilendirme başlamaktadır. Polikliniklerde tedavisi planlanan hastalar tedaviye başlamadan önce Danışman Hemşirelerle görüşmeye giderler.

      Danışman hemşirelik hizmeti 1988 yılında Psikiyatri Konsültasyon - Liyazon Birimi işbirliği ile başlatılmıştır. Halen Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi kadrolarıyla danışman hemşirelik hizmeti sunulmaktadır.

      Bilgilendirme hastalığa uyum, tedavi koşulları, tedavinin yan etkileri, hijyen, beslenme gibi temel konularda yapılmaktadır.

      Ayrıca, hasta ve ailesinde tedavi süresince ortaya çıkan psikolojik uyumsuzluklar gözlenmekte ve gereğinde psikiyatrist yardımı sağlanarak izlenmektedir. Tedavi başlangıcı ile başlayan bireysel görüşmeler, el kitapçıkları, açık destek grupları ve çeşitli broşürler, hasta ve yakınlarına yönelik konferanslarla desteklenmektedir.

ONKOLOJİ   HASTALARINDA  DANIŞMAN  HEMŞİRELİK
Yük.Hem.Deniz TANKİŞİ
Gül Şav ÖZAYDEMİR

      Sağlık sürecinin aksadığı, yaşam kalitesinin bozulduğu hastalık dönemlerinde hastaların bakım gereksinimlerini teknik yöntemlerle, bilinçli, eğitimli, güvenilir kişilerin üstlenmesi en ideal olanıdır. Bu kalitede bakım vermesi beklenen kişi ise hemşiredir. Hemşire, tanı ve tedavi aşamasında  hastayı yönlendirir, gerekli disiplinlerle koordinasyonu sağlar, genel  anlamda da hasta   bakımını  planlar ve uygular. Günümüzde hemşirenin yalnız hastalık anında değil yaşam boyu sağlık gündeminde de yerini alması gerekir. Bunun içinde hemşireliğin profesyonelliğinin altı çizilerek, her disiplinin kendine özgü detayları ile donanarak spesifik hemşirelik dallarının oluşması zorunludur. Bu dallarda yetişen, gerekli eğitimi alan ve uygulayan, kendini geliştiren hemşire bakım kalitesini artıracaktır. Böylece hemşire bakım işlemlerinde bağımsız kararlar alıp uygulayan bir profesyonel olarak, sağlık disiplinleri içinde özlediğimiz yerini alacaktır.

      Her ne kadar ülkemizde standardı oluşup belgelenmemiş ise de belli konularda yıllarını veren ve destek gören hemşirelerin, alanlarında daha verimli olduğu bilinmektedir. Bu da beraberinde uzmanlaşmayı getirmektedir. Açılan kurslarla anestezi, yoğun bakım ve onkoloji hemşireliği gibi spesifik dallar ilk örnekler olmuştur. Bu çerçeve ve gereksinimler doğrultusunda adı geçmeye başlayan danışman hemşirelik, ilk olarak onkoloji kliniklerinde ihtiyaç olarak belirmiş ve gündeme gelmiştir. Onkoloji hastaları ile çalışan ekibin hasta yoğunluğu, zaman ve yer darlığından dolayı hastaya yeteri kadar zaman ayırabilmesi oldukça güçtür. Halbuki  diğer akut ve kronik rahatsızlıklarla karşılaştırıldığında, hastalığı belli bir ön yargıyla algılayan bireyin, ona yeterli zamanı ayırabilen, duygularını ve endişelerini anlayabilen desteklemeye hazır bir sağlık personeli en çok ihtiyaç duyduğu kişidir. Danışmanlık, hemşireliğin doğasında var olmakla beraber, onkolojide danışmanlık söz konusu olduğunda hemşirenin danışmanlık konularını, hedeflerini, kapsamını, sınırlarını iyi bilmesi ve kendini geliştirmelidir. Ayrıca danışmanlık disiplinler arası eş zamanlı ve eş güdümlü ekip çalışmasını gerektirmektedir. Tersi durumda bireysel olarak verilen hizmet anlık rahatlamayı sağlayıp sürekliliği engelleyecektir.

      Bu durumda danışmanlık iyi bir organizasyon ile adım adım verilen bir ekip hizmetidir. Bu hizmet şu aşamalarda verilmelidir

   1. İlk başvuruda,
   2. Tetkik ve tanıda,
   3. Tedavi sürecinde,
   4. Rehabilitasyon ve yaşama uyum safhasında,
   5. Terminal dönemde.

 İlk Başvuru: Danışmanlığın ilk başvuruda başlamasını önermemizin nedeni, hastalığın ilk semptomları sıklıkla kişi kendini oldukça iyi hissederken ortaya çıkar, bu da hastada gerçeklik duygusunu zedeler. Çoğu hasta bu dönemi “sanki olanlar bir rüya imiş gibi geliyor”diye tanımlar. Olabileceklerin sakin ve doğal bir ortamda en başından abartısız, yalın ve bilmek istediği kadarıyla anlatılması, güven ve destekle karşılanması, ruhsal travmayı azaltacaktır.

 Tetkik ve tanıda: Hasta için bilmediği sözcükler, işlemler,çevresindeki kaygılı kalabalıkta ayrı bir stres kaynağıdır. Tüm bunların anlayabileceği bir dille anlatılması, zaman kaybının önlenmesi, karar ve tedavi sürecine rahat ve hızlı geçişi sağlayacak, kaygı düzeyini azaltacaktır.

 Tedavi sürecinde: Eğer hasta bu sürece yeterli bilgilendirme yapılmadan gelmişse, onun için fırtınalı bir dönem başlamaktadır. Kemoterapi ve radyoterapinin doğal zorlukları böyle durumlarda daha da ağırlaşır. Psikojenik kökenli reaksiyonlar şiddetlenir. Bu nedenle hastanın her yeni duruma uyumunu kolaylaştıran bir ortam bulması,kendisine zaman ayıran birinin varlığı, uzun tedavi sürecinde daha az yorularak, olabildiğince yüksek dirençle ilerlemesini sağlamaktadır.

      Rehabilitasyon ve yaşama uyum safhasında: Tedavilerden sonra durumun iyiye gitmesi, hastanın hastalığı ile uyumlu yeni bir yaşam dilimine geçmesini hazırlar. Sonuçlar iyi bile olsa hasta zor bir dönem yaşamıştır. Beden ve ruhsal bütünlük zedelenmiştir. Hastalığı ile yaşamak kolay değildir. Bu dönemin psikolojik rahatlık sağlanarak  uyumlu ve verimli kılınması ,ihtiyaçların her  hastanın durumunun  gözetilerek belirlenmesi, bunlara ulaşması için yol gösterilmesi bu dönemde hastanın en çok ihtiyaç duyduğu konulardır.

 Terminal dönem: Bu dönemde hastaya ve aileye çaresizlik, terk edilmişlik yaşatılmamalı, terminal dönemin ağrısız, ızdırapsız, yalnız olmaksızın geçirilmesi sağlanmalıdır.

DANIŞMANLIĞIN KAPSAMI

   1. Bilgilendirme,
   2. Yönlendirme. 

      Hastalık olasılığının başladığı ilk başvurudan itibaren, hastanın hastalığı ile ilgili konularda ihtiyaç duyduğu sorulara yanıt alabilmesi  amaçtır. Hastalığın tüm aşamalarında bilgi ve destek vermek esastır. Bunun dışında doğru kişi ve disiplinlere zaman kaybetmeden ulaşması için gereksinimleri doğrultusunda yönlendirilmesi hizmetidir. Bu aşamada psikiyatrist, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve diğer tıp disiplinlerine ihtiyaç duyulduğunda onlarla işbirliğine girmek, hastayı yönlendirmek danışman hemşirenin temel görevidir.

DANIŞMANLIK HİZMETİ KİMLERE GEREKLİDİR      

   1. Hasta,
   2. Hasta yakınları,
   3. Sağlık ekibi.

      Danışman hemşire süreç içinde hasta ve yakınlarına ayrı ayrı veya beraber tüm bu hizmetleri sunar. Hasta yakınları için de yeni durumla beraber yaşamlarında yeni bir dönem başlamıştır. Hizmet bütünlüğü verimi olumlu yönde etkiler.

       Uzun süre, süreğen ve ölümcül hasta ile çalışmak sağlık ekibi içinde yıpratıcıdır. Bu durumda hasta, hasta yakını ve ekip çatışabilmektedir. Tüm tarafların sorunlarını bilen danışman hemşire, gereğinde uzlaştırıcı ve destekleyici  rolündedir.

      Danışmanlığı üstlenecek hemşirenim iyi bir temel eğitimden geçmiş olması gerekir. Bunun için danışman hemşirenin,

   1. Temel onkoloji,
   2. Psikiyatri,
   3. Sosyo-kültürel konularda eğitim alması, hizmeti amacına uygun sunmasını sağlar.

       Danışman hemşirenin, kanser ve güncel tedavisi, komplikasyonları, destek tedavi yöntemleri, psikolojik  destek gereksinimlerini anlayacak ayırıcı görüşme yöntemleri, hastalar için gerekebilecek protez, peruk, giyim kuşam, sosyal destekler, vakıflar, diğer tıp disiplinleri, başka kurumların sağlayabilecekleri hizmetler hakkında yeterince bilgi sahibi olması gerekir. Ayrıca varsa toplumun sağladığı olanaklar ile ilgili bilgileri de hasta ve yakınlarına iletebilmelidir. Çünkü hasta hastanedeki kozasından ve destekleyici çevreden çıkıp hastane kapısında bu gerçeklerle yüz yüze gelmektedir.

       Danışman hemşire klinik personelinin, hekimlerin, toplum hemşireliğinin ve tıbbi personelin görevlerini anlamaya çalışmalı ve bu yerleşik çerçevede kendisinin en iyi nasıl yardımcı olabileceğini belirlemelidir.

       Danışman hemşire, ne zaman görevinin bittiğini ve bir başka disiplinin gerekli olduğunu, hastanın ne zaman uzmanlık düzeyinde bir tedaviye veya yardıma ihtiyacı olduğunu anlayabilmelidir. Bunun en açık örneği, hastanın bir psikiyatrist desteği ve tedavisine ihtiyacı olması halidir.

       Hemşirenin yine hastanın hastalığı ile uzlaşma sağlayan kendi baş etme yöntemleri geliştiğinde, onunla düzenli ilişkisini sona erdireceği zamanı da fark edebilmesi çok önemlidir. Düzenli olarak profesyonel ilişkiyi sürdürmek hastayı kendi sorunu ile başa çıkamadığı duygusuna götürerek iyilik hissini önler. İlişkinin sonlandırılacağının açıklanmasının yanında ne zaman ihtiyaç duyarlarsa arayabileceklerini söylemek en sağlıklı olanıdır.

       Hastalar, sıklıkla, hemşire ve doktorları sadece fiziksel sağlıkları ile ilgili görürler ve başlangıçta duygusal sorunlarını konuşmaktan çekinebilirler. Aynı şekilde hemşire ve doktorlar da hastaların hastalıkları ile birlikte bulunan sorunları ve duygusal reaksiyonları ile ilgilenmek açısından aynı şekilde isteksiz ve hazırlıksız olabilirler. Bu veya başka nedenlerle de ilişki kanalları tıkanabilir. Bu durumda hastaya zaman ayırabilen, dinleyen, çözüm üreten danışman hemşire önem kazanmaktadır.